|
Sarıyer'de neler var?



|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
Diğer Sanayii Kuruluşları Hakkında Haberler
 |
“Aşırı değerlenen TL yerli üretimi vuruyor”Son dönemde Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesiyle gündeme gelen kur tartışmalarına plastikçiler de katıldı. Aşırı değerli olarak seyreden Türk Lirası, plastik sektörünün özellikle kriz nedeniyle iyice yavaşlayan Avrupa’ya yönelik ihracatına darbe vuruyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Başkanı Selçuk Aksoy, Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesinin yerli üreticileri sıkıntıya düşürdüğünü ve ithalatı yaygınlaştırdığını belirtti.
Selçuk Aksoy, mevcut kur sistemi yüzünden yerli üreticilerin ithalat maliyetleri giderek azalan ithal mamullerle yurt içinde bile rekabet edemez hale geldiklerini söyledi. Aksoy açıklamalarına; “İthalatı ucuzlatan ve ihracatı pahalılaştıran bu durum yerli üretimi giderek bitiriyor. İthalatı teşvik etmeyen, ihracatçıyı destekleyen ılımlı döviz kuru politikası uygulanmalı.” şeklinde devam etti.
PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, kur sisteminin ithalat ağırlıklı girdiler dolayısıyla sanayiciler için ilk bakışta avantaj olarak göründüğünü ancak aslında ciddi kayıplara yol açtığını vurguladı. Aksoy, Amerikan doları endeksli maliyetleri olan plastikçilerin özellikle Euro/Dolar ve Pound/Dolar çapraz kurlarındaki paritelerin doların değerlenmesine bağlı gelişmesinden dolayı Avrupa’daki Euro ve Pound bölgelerinde kur farkı nedeniyle son zamanlarda yaklaşık yüzde 13’e ulaşan kayıplarının olduğunu aktardı. Aksoy, Euro/Dolar ve Pound/Dolar paritelerindeki düşüşlerin ABD doları bazında maliyet ve fiyatlandırma yapan sanayicilerin maliyetlerini otomatik olarak artırdığını söyledi. |
27-07-2010 |
| | | |
|
 |
Kağıt: Gerçekten sürdürülebilir bir yenilik Kağıt ve doğaya bıraktığı emisyonlar hakkında pek çok yanlış anlama mevcut. Aslında kağıt sektörü, gerçekten sürdürülebilirliği yakalayabilecek birkaç sektörden biri ve biyo tabanlı yeni sanayi devriminin kalbinde yer alıyor.
Orman ürünleri endüstrisi, büyük bir dönüşüm sürecinin tam ortasında bulunuyor. Dijital medya devrimi ve gelişmekte olan pazarlardaki talep artışı gibi belli başlı yapısal değişiklikler, geleneksel inançları ve beklentileri sarstı.
Dönüşümün kapsamını iyice anlamak için, resmin tamamını görmemiz gerekiyor.
Biyo tabanlı altıncı sanayi devriminin ortasında yaşıyoruz. Bunun anlamı şu; insanların davranışlarına yeni disiplin ve güdüler yön veriyor. Günümüzde insanlar, satın alma kararlarını tamamen yeni zeminlere dayandırıyorlar. Kilit kelime, sürdürülebilirlik; ama daha geniş anlamda bir sürdürülebilirlik.
Sürdürülebilir biyoekonomi, insanların yenilenebilir enerjiyi, yenilenebilir hammaddeleri ve geri dönüştürülebilir ürünleri tercih ettikleri anlamına geliyor. Üretim sektörü için anlamı ise endüstriyel ekolojiye, başka bir deyişle çevre, ekonomi ve teknolojinin sürdürülebilir kombinasyonlarına talep olması. |
23-07-2010 |
| | | |
 |
19 ilde uygulanan Yapı Denetim Kanunu artık Türkiye genelinde uygulanacakİnşaat sektörünün ve alt sektörlerin en büyük sorunlarından biri olan denetim eksikliği Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun değişikliği ile artık tarihe karışıyor. Bugüne kadar 19 ilde uygulanmakta olan Yapı Denetimi Hakkında Kanun, Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Ocak 2011’den itibaren bütün illerde uygulanacak. Bu karardan olumlu etkilenecek sektörlerin başında ise ısı yalıtımı sektörü geliyor. Çünkü yeni yıldan itibaren artık yeni binaların ısı yalıtımı durumu tüm Türkiye genelinde denetlenecek ve yalıtımı olmayan binaların inşasına izin verilmeyecek. Her yıl yeni yapılan 100 bin binanın ısı yalıtımlı olması ise yılda 300 milyon dolar enerji tasarrufu anlamına geliyor.
Isı yalıtımının 2000 yılından bu yana Isı Yalıtım Yönetmeliği ile yasal olarak zorunluluk olduğunu hatırlatan XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, denetim sistemindeki eksikler nedeniyle 10 yıldır hâlâ yalıtımsız binalar yapılmaya devam edildiğini söyledi. Ulu, bu nedenle Yapı Denetim Kanunu’nun 1 Ocak 2011’den itibaren Türkiye genelindeki tüm illerde uygulanacak olmasını çok olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği’nin yapı denetim firmaları tarafından denetlendiğini belirten Ulu, yılbaşından itibaren ülkemizdeki hiçbir ilde ısı yalıtımından kaçmanın mümkün olmayacağını açıkladı.
Artık yeni binaların yalıtım durumunun ülke genelinde mutlaka denetlenecek olmasının sektörün büyümesine katkı sağlayacağını ifade eden Ulu, bu sayede hem yeni ev satın alan ya da kiralayan tüketicilerin daha ekonomik ve sağlıklı ortamlarda yaşayacağını hem de ülke ekonomisinin büyük bir tasarruf elde edeceğini bildirdi. Ulu, ülkemizdeki 17 milyon konutun yüzde 90’ı yalıtımsız olduğu için her yıl ortalama 7.5 milyar doları israf ettiğimizi hatırlattı. Her yıl ortalama 100 bin yeni bina yapıldığını söyleyen Ulu, bu 100 bin binanın ısı yalıtımlı olması durumunda yılda 300 milyon dolar enerji tasarrufu sağlanabileceğinin altını çizdi. |
19-07-2010 |
| | | |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Bu kategoriye
eklenen son 10 kart |
 |
 |
 |
 |
|